KENTBİS’İN PARASINI CHP’DEN İSTEDİ (07/09/2010) Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, eski başkan Yüksel Ceylan döneminde Kent Bilgi Si...           •Bakan’dan BTSO’ya ziyaret (07/09/2010) Dün Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Bolu Ticaret ve Sanayi Odasını da ziyaret etti. Baka...           •Traktör römorkunda havuz keyfi (06/09/2010) Mudurnu ilçesine bağlı Pelitözü Köyü'nde yapına kümes inşaatında &...           •Ebe için okulu onardılar (06/09/2010) Mudurnu ilçesine bağlı cuma köyünde yaşayan vatandaşlar köylerine yeni atana...           •Ercoşkun bilgisayar çalışanlarına iftar (06/09/2010) Ak Parti İl Başkanı Ali Ercoşkun sahibi olduğu Ercoşkun bilgisayar çalışanlarına iftar yeme...           •“Ekonomi tamam, sıra demokraside” (06/09/2010) Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, ''Ekonomik standartların yükseldiği gibi demokratik hak,...           •Ramazan Sokağı’nda ney dinletisi (06/09/2010) Bolu Belediyesi tarafından hafta sonu ramazan sokağında bir dizi program hazırlandı.   Bol...           •Ak Parti günde 4 mahalle dolaştı (06/09/2010) Ak Parti İl Başkanı Ali Ercoşkun, Milletvekilleri Metin Yılmaz, Fatih Metin, Bolu Belediye Başkanı...           •İftarda vatandaşları yalnız bırakmadılar (06/09/2010) Gerede Belediyesi’nin Terminal Düğün Salonunda Ramazan ayı boyunca verdiği iftar y...           •CHP ilçelerde çalıştı (06/09/2010) Referanduma az bir süre kala, CHP çalışmalarını tüm hızıyla sündürü...           

Anasayfa

KENTBİS’İN PARASINI CHP’DEN İSTEDİ

Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, eski başkan Yüksel Ceylan döneminde Kent Bilgi Sistemi için BORAT adlı firmaya peşin ödeme yapılmasına karşılık ellerinde hiçbir veri bulunmadığını söyleyerek, firmaya ödenen paranın bugünkü faiziyle beraber 648 bin lira olduğunu belirtti. Başkan Yılmaz, “Bu açık ve net mahkeme kararıyla tescilli bir alacaktır. Burada 120 bin insanın vebali vardır. Kendisinin bu parayı Bolu’ya ödemesi lazım” dedi.

 

Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, Yüksel Ceylan döneminde Borat firmasına yaptırılan Kent Bilgi Sistemi için peşin ödeme yapılmasına karşılık, işin tamamlanmadığını söyledi. Bu konudaki mahkeme sürecinin uzun sürdüğünü dile getiren Başkan Yılmaz, bu parada 120 bin kişinin vebalinin olduğunu söyleyerek, o dönemki CHP yönetiminin bu parayı ödemesi gerektiğini ifade etti.

Bu sorunun kangren olmuş bir yaraya dönüştüğünü açıklayan Başkan Yılmaz, “Kent Bilgi Sistemi (KENTBİS) 2002 yılında 385 milyara ihale edilmiş. Netice olarak Haziran 2003 tarihinde bitmesi gereken bir işken, biz 2004 yılında belediyeyi devraldığımızda böyle bir çalışmaya rastlamadık. Onun üzerine dava açtık ve İçişleri Bakanlığınca soruşturma izni verildi. Ancak Danıştay 1. Dairesince 2449 sayılı kararı ile soruşturmaya gerek yoktur şeklinde mahkeme kararı çıkmış. Bunun üzerine davaya devam ettik. Firmanın işin belli bir kısmını yapmadığını belirttik. Bu da bugünkü faizleriyle beraber 648 milyar lira. Biz bu konuyu defalarca dile getirmeye çalıştık. Yaptığımız incelemelerde BORAT diye bir firmaya ulaşamadık” dedi.

CHP’nin bu konuda kaçamak cevaplara başvurduğunu savunan Yılmaz, “Konu mahkemede, konu bilmem nerde diye hep yan çizen ve bizi yolsuzluklarla suçlayan şu an ki CHP il başkanına sesleniyorum. kent bilgi sistemine iş bitti diye ödenen evraklarda belediye meclis üyelerinin imzası olan ve mahkemece işin bitmediği tescil edilen ve bugün ki faiziyle beraber 648.072’lik parayı firmadan da alamayacağımı görünce kendilerinden istemek durumundayım. CHP İl Başkanının da o dönemde belediye meclis üyesi, akrabasının Belediye Başkanı olduğu gerçeği de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu açık ve net mahkeme kararıyla tescilli bir alacaktır. CHP bu parayı ya firmadan alıp Bolu’ya ödemesi lazım çünkü ödeyen CHP belediyesi, ya da kendisi bu parayı Boluluya vermesi lazımdır. Burada 120.000 insanın vebali vardır” dedi.

Firmaya ulaşmalarının bugüne kadar mümkün olmadığını belirten Yılmaz, “Bolu halkı adına ben bu parayı Borat firmasından alabilme şansımın olmadığını hukuken görünce o dönemde CHP il başkanının imzasıyla bu yapıldı diye imza atılan bu paranın geri dönüşümü konusunda ya kendisinin destek vermesini ve bizzat kendisinin bu parayı bir şekilde tedarik ederek ödemesini talep ediyorum. Çünkü hukuk sistemi öle bir işlemiştir ki şu anda para alınamaz hale dönmüştür. Benim bu konuda eksiğim, açığım yoktur. Hemen belediye başkanlığına geldiğimde hukuki işlemlere başlamışım. Maalesef bir noktadan İçişleri Bakanlığının soruşturma iznine, Danıştay’ın izin vermeyişi, geçen süre içerisinde zaman aşımına, dolayısıyla ben şu anda bu imzayı atıp da ödemeyi yapanlar hakkında işlem yaptıramamaktayım. Ama bunu yaptıramamış olmam, şu anda hala görevde olan CHP il başkanının bu konuda duyarsız kalacağına inanmıyorum. Çünkü bu güne kadar yolsuzluk ve usulsüzlükle bizi suçlamıştır. Bu yolsuzluğu yada usulsüzlüğü ortadan kaldırarak Bolu halkının kaybının engellenmesinden kendilerinden talep etmekteyim. Bu konuda ilk defa duyarlı davranırlar da Bolu halkının gasp edilen bu parasının ya öderler yada ödenmesinin sağlanmasını bize sağlarlar” dedi.

Tarih: 07/09/2010 -


Bakan’dan BTSO’ya ziyaret

Dün Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Bolu Ticaret ve Sanayi Odasını da ziyaret etti. Bakan Çağlayan, Bolu Valisi İbrahim Özçimen, Bolu TSO Başkanı Emin Semercioğlu ve Meclis Başkanı Ahmet Kahraman tarafından karşılandı. Ziyarette Meclis Başkanı Ahmet Kahraman bir konuşmaya yaparak Bolu hakkında bilgiler verdi. Kahraman konuşmasında Bolu’nun dış ticarete önem vermesi gerektiğini söyleyerek, Boluspor için de Bakan Çağlayan’dan destek talebinde bulundu.

Bolu TSO’ya ilk gelişi olduğunu belirten Bakan Çağlayan, Bolu Milletvekilleri tarafından ildeki sorunlarla ilgili sürekli bilgi sahibi olduğunu belirterek,

Ben bundan sonra Bolulu ve Boluların emrindeyim. Bende kendimi Bolulu bir milletvekili olarak görüyorum. Bolu sanayi, ticaret, turizm gibi pek çok konuda önemli bir il. Buna rağmen hak ettiği değeri de elde edememiş. Ancak bizler Milletvekillerimizle Bolu ilimizin sorunlarını sürekli tartışarak, mağduriyetlerin de önüne geçiyoruz” dedi.

Tarih: 07/09/2010 -


Traktör römorkunda havuz keyfi

Mudurnu ilçesine bağlı Pelitözü Köyü'nde yapına kümes inşaatında çalışan işçiler traktör römorkunda serinliyorlar.

 

Kümes inşaatında çalışan işçiler etkili olan aşırı sıcaklardan  korunmak için traktör römorkunun içine su koyarak içinde yüzüyor.

Römorkun içine geçirdikleri naylonun içine su dolduran işçiler, sıcaktın bunaldıkça suyun içine girerek serinlemeye çalışıyorlar.

Yol kenarındaki inşaat çalışmasından sonra  yüzmek için yapılan bu yöntem gelip geçenlerin ilgi odağı olurken inşaat ustası Şuayip Mercan, “Sıcaklar çok etkili. Çatıda çalışıyoruz, arkadaşlar deniz istedi bende denizi size getireyim dedim. Römorku naylon alarak su ile doldurduk, çok muhteşem oldu” diye konuştu.

Tarih: 06/09/2010 -


Ebe için okulu onardılar

Mudurnu ilçesine bağlı cuma köyünde yaşayan vatandaşlar köylerine yeni atanan ebenin kalması için köy okulunu onardılar.

 

Mudurnu'ya 26 kilometre uzaklıkta ve 105 nüfuslu köye bir ebe atandı.  Köylerine bir ebenin atandığını öğrenen köy halkı, ebenin kalması için köyde bulunan ve kullanılmayan ilköğretim okulunu onararak 1 kişinin yaşayabileceği bir hale getirdi.

Köye atanan ebenin gelmesini beklediklerini söyleyen Köy Muhtarı Mustafa Okumuş “Köy kadınlarının gerekli doğum ve gebelik işleri için yeni atanan ebelerden istedik. Okul binası boş olduğu için  onarım yaptık gerekli sağlık bilgilerini gelecek ebeden kadınlar faydalanacak” dedi.

Tarih: 06/09/2010 -


Ercoşkun bilgisayar çalışanlarına iftar

Ak Parti İl Başkanı Ali Ercoşkun sahibi olduğu Ercoşkun bilgisayar çalışanlarına iftar yemeği verdi. Yemek sonrası konuşan Ercoşkun “Bu yıl bilişim 500 içinde sıralamasında 361. sırada yer almış bulunmaktayız” dedi

 

Ak Parti İl Başkanı Ali Ercoşkun sahibi oluğu Ercoşkun Bilgisayar firması çalışanlarına Deniz Pastanesi’nde bir iftar yemeği verdi. Bilişim sektöründe 3 yıldır ilk 500 firma arasında yer aldıklarını belirten Ali Ercoşkun, “Ercoşkun bilgisayar olarak hem çalışanlarımızla birlikte gerçekleştirmiş olduğumuz geleneksel iftar yemeğini sizlerle birlikte yemiş oluyoruz. Hem de bu vesileyle 3 yıldır üst üste yer aldığımız bilişim 500 içindeki yerimizi açıklamış olacağız. Bu yıl bilişim bilişim sektöründe faaliyet gösteren firmalar sıralamasında Bolu’dan çıkan, Bolu’da büyüyen, Bolu’da gelişen firma olarak 361. sırayı almış bulunmaktayız. Ülke genelinde birinci firmanın Türk Telekom olduğunu dünürsek Ercoşkun bilgisayar olarak çalışanlarımızla birlikte ama en önemlisi Bolu halkının bize vermiş olduğu destekle birlikte bu noktalara getirdiğimiz çok detaylı çok ciddi emek vererek ortaya koyduğumuz çalışmaların bir ürünü. Ben öncelikle bütün çalışma arkadaşlarımıza ve değerli aile büyüklerimize sizlerin huzurunda teşekkür ediyorum. Biraz önce bahsettiğim gibi Bolu’dan çıkan Bolu’da büyüyen Bolu’da gelişen bir firma olarak bugün Bolu merkez olmak üzere batı Karadeniz bölgesinin tamamında küçük, orta, büyük ölçekli işletmelere anahtar teslim çözümler sunarak gerçekleştiriyoruz. Bir kutu satışından ziyade bunu çözümle bütünleştirerek, o anlamda çözüm olabilecek her şeyi sağlamaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Tarih: 06/09/2010 -


“Ekonomi tamam, sıra demokraside”

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, ''Ekonomik standartların yükseldiği gibi demokratik hak, hürriyetlerinin ve özgürlüklerinde aynı şekilde yükseltilmesi gerekiyor'' dedi.

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan Bolu'nun Gerede İlçesinde bir dizi ziyaretlerde bundu. İlk olarak Gerede Organize Sanayi bölgesine kereste üzerine çalışan Nova Masit Fabrikasını ziyaret eden Çağlayan, burada üretilen ürünleri inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.
Daha sonra Gerede Deri Sanayi firmasını ziyaret eden Bakan Çağlayan, burada Geredeli deri işletmecileri, iş adamları ve oda başkanları ile bir araya geldi.

Toplantıda bir konuşma yapan Bakan Çağlayan, Türkiye'de ekonomik anlamda birçok gelişmenin olduğunu demokrasinin de o oranda değişmesi gerektiğini kaydetti.
Çağlayan, ''Şimdi Türkiye bu ekonomik anlamda bu gelişmeleri yaşarken, ekonomik standartlarını yükseltirken, artık demokratik haklarında bireysel özgürlüklerinde halen ekonomik standartların yükseldiği gibi demokratik hak ve hürriyetlerinin ve özgürlüklerinde aynı şekilde yükseltilmesi gerekiyor. Bunlar atbaşı gitmesi gereken şeylerdir. Çok zenginsiniz, demokrasiniz geri, o zenginlik bir şey ifade etmez. Çok demokrasiniz var ama ekonominiz yeterli değil, bir şey ifade etmez. Her ikisini beraber birbirinin yol açarı gibi götürmeniz lazım'' diye konuştu.

Demokrasinin ve ekonominin beraber gelişmesi için 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak olan referandumun çok önem arz ettiğine değinen Çağlayan şöyle dedi: ''Bu çerçevede bir yerde ekonominin önünü de ciddi manada açacak olan bu değişikliklerdir. Bunu en iyi sizler bilirsiniz. En iyi ben bilirim, ben ASO başkanlığı döneminde beni arayan yüzlerce iş adamı kendilerinin pasaportlarına hava alanında el konulduğu zaman veya bilenler hava alanına gitmeden beni arayanlar bu konuyu çok iyi bilirler.

İnsanların vergi borcu olabilir, insanların devlete borcu olabilir asıl olan o borcun ödenmesidir. Bu çerçevede vergi borcu veya SSK borcundan dolayı iş adamlarının pasaportlarına el konuluyor. Sadece vergi dairesindeki bir memurun kararı ile. Bu bir anayasal teminat altına gelmelidir. Benim iş adamım mahkeme kararı olmaksızın seyahat engeli kısıtlanamaz, yurt dışına gidecek, malını satacak, fuara katılacak, mal alacak, parasını transfer edecek, yatırım yapacak. Şimdiki anayasa bunu getiriyor. Özellikle esnafımızın, odalarımızın, dolayısı ile odalar birliğinin, işçi ve memurlar sendikaları ve konfederasyonlarının bir an önce anayasa süreci içinde yapıyoruz.'' Toplumun her kesiminin bu anayasa değişikliği paketinde kendinden bir parça gördüğünü de sözlerine ekleyen Bakan Çağlayan, ''Yani bu düzenlemelerde toplumun her ferdi kendisini görüyor. Emeklisi, yaşlısı, dul ve yetimi, şehit yakınları, herkes kendinden bir parça görüyor. Ümit ediyorum ki inşallah bu konuda tabi ben sizlerin bu konudaki ne söyleyeceğinizi sormaya gelmedim. Siz bu konuda en güzel şeyi kendiniz söylersiniz. Zaten sizler bugüne kadar hep söylediniz. Geredelilerin bu şekildeki bağlılıklarını biliyoruz'' diye belirtti.

Bakan Çağlayan, bu anayasa paketinin 30 yıl sonra gelen demokratik bir fırsat olduğunu dile getirerek, ''Bu sizler için demokratik bir haktır. 30 sene sonra gelen demokratik bir fırsat. 30 sene evvel darbe yapmış olanların ortaya koymuş olduğu anayasanın sivilleştirilmesi ve millet tarafından yapılacak olan bir uygulamasıdır. O açıdan son derece önemlidir. Türkiye için inşallah bu bir demokratik sınav olarak başarılı bir sınav olacak ve bu konu hal olacaktır. Bu konuda siz işadamlarının duyarlılığı konusunda hiçbir endişe taşımıyorum'' şeklinde konuştu.
Bakan Çağlayan daha sonra Gerede Belediye Başkanlığını ziyaret ederek, yetkililerden ilçe hakkında bilgi aldı. Çağlayan daha sonra Bolu'ya hareket etti.

Tarih: 06/09/2010 -


Ramazan Sokağı’nda ney dinletisi

Bolu Belediyesi tarafından hafta sonu ramazan sokağında bir dizi program hazırlandı.

 

Bolu Belediyesi Ramazan etkinliklerini sürdürüyor. Ramazan Sokağı’nda yapılan etkinlikte ney dinletisi ve semazen gösterisi yer aldı.

Düzenlenen programa Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz eşi Güler Yılmaz ile birlikte katılırken, Başkan Yardımcısı Emine Davarcıoğu da programı izledi.

Vatandaşlar ney dinletisini ve semazenleri ilgi ile izledi. Gösterilerin ardından Mustafa Caymaz sahne aldı. Okuduğu şiir ve ilahilerle Mustafa Caymaz Boluluları mest etti. Programda bir teşekkür konuşması yapan Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, “Ramazan ayının en iyi şekilde geçmesi için bu tür programlar yapmaya çalışıyoruz. Havanın soğuk olmasına rağmen bu kadar güzel bir katılımı gösterdiğiniz için teşekkür ediyorum” dedi. Başkan Yılmaz konuşmasının ardından Mustafa Caymaz ve ekibine çiçek takdim etti.

 

Tarih: 06/09/2010 -


Ak Parti günde 4 mahalle dolaştı

Ak Parti İl Başkanı Ali Ercoşkun, Milletvekilleri Metin Yılmaz, Fatih Metin, Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, Merkez İlçe Başkanı Erol Özak, İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Dinç, Gençlik Kolları Başkanı İsa Yıldırım ve partililer Sağlık Mahallesi, Sarıcalar Mahallesi, Salıbeyler Mahallesi, İzzet Baysal Mahallesi gezilerinde vatandaşlara referandum konusunda bilgi verdiler. Özellikle vatandaşlarla sohbet eden milletvekilleri ve belediye başkanı ile parti teşkilatları vatandaştan evet konusunda destek istediler.

Milletvekili Fatih Metin “Demokratik bir yargı sistemi için, önce demokratik bir Anayasa diyerek tam bağımsız ve tam tarafsız bir Anayasa Mahkemesi için Evet, Anayasa Mahkemesi’nin üye yapısı ve atama şekli daha demokratik hale gelecektir. Anayasa Mahkemesi’ni toplumdaki beklentilere, dünya standartlarına uygun olarak hukuk ve anayasa zeminine çekmek için Evet. Anayasa Mahkemesi’ni bir insan hakları mahkemesine dönüştürmek için Evet. Anayasa Mahkemesi üyeliğini 12 yılla sınırlamak için Evet. Vatandaşlarımızın Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkına sahip olmaları için Evet. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne Türkiye’den yapılan başvuruların azaltılması için Evet. Artık vatandaşlarımızın haklarını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden önce kendi mahkemelerinde aramaları için Evet” diyerek vatandaşların konu hakkında bilgi sahibi olmalarını sağladı.

Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz ise parklarda oynayan çocuklarla şakalaşarak şeker dağıttı.

Milletvekili Metin Yılmaz  “Bu halk oylaması uzlaşmanın sağlanacağı bir platformdur. Bu teklifle, temel hak ve hürriyetler Anayasa çerçevesinde çeşitlendirilmekte, demokratik standartlar güçlendirilmekte, hukuka saygılı bir yargı erki getirilmektedir. Herhangi bir siyasi partiye değil, insan onurunu kalkış noktası alan bu haklar bildirgesine, çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceği için oy vermemiz gerekir” dedi.  

Tarih: 06/09/2010 -


İftarda vatandaşları yalnız bırakmadılar

Gerede Belediyesi’nin Terminal Düğün Salonunda Ramazan ayı boyunca verdiği iftar yemeklerine Gerede Kaymakamı Arslan Yurt, Gerede Garnizon Komutanı Binbaşı Salih Çiçek, Belediye Başkanı Ömer Baygın, Belediye Başkan Yardımcısı Ali Kemal Atay, İl Genel Meclis Üyeleri, Belediye Meclis Üyeleri AK Parti İlçe Başkanı Fehmi Küpçü, iftar yemeğine katkı sağlayan hayırseverler katıldı.

Her gün yaklaşık 400 kişinin iftar yemeğine geldiği Terminal Düğün Salonunda Gerede protokolü de katılarak vatandaşlarla birlikte iftar yaptı. İftar yemeğinin sonunda Belediye Başkanı Ömer yaptığı konuşmasında hayırseverlere teşekkür ederken, “E-5 üzerinde bulunmamız hasebiyle yolculuk halinde olanların katıldığı, ihtiyaç sahiplerinin iştirak ettiği ve hiç boş kalmayan salonumuzda iftar yemeğine biz de katılarak hemşehrilerimizle iftar yapmak istedik. Organizasyonumuza katkı sağlayan, destek veren ve bu salonu dolduran herkese teşekkür ederim” dedi.

Tarih: 06/09/2010 -


CHP ilçelerde çalıştı

Referanduma az bir süre kala, CHP çalışmalarını tüm hızıyla sündürüyor. Bolu’ya gelen CHP’li 4 milletvekili CHP Bolu İl Örgütü ile birlikte referandum çalışmalarına katılarak, vatandaşlara referandumun içeriğini anlattı.

 

Isparta Milletvekili ve CHP MYK Üyesi Mevlüt Coşkuner, Afyon Milletvekili Halil Ünlütepe, Tunceli Milletvekili Kamer Genç ve Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan, hafta sonu Bolu’ya gelerek, CHP İl Örgütü ile birlikte referandum çalışmalarına katıldı. Milletvekilleri Bolu’nun farklı yerlerinde vatandaşlara yeni anayasa paketindeki değişiklikleri anlatarak, ülkeyi zor duruma sokacak bu oyuna ‘HAYIR’ demelerini istedi. Halil Ünlütepe ve Kamer Genç Seben ve Kıbrıscık’a, Ramazan Kerim Özkan ve CHP Parti Meclis Üyesi Sema Kendirci Uğurman Mudurnu ve Taşkesti’ye giderken, Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner de İl Başkanı Tanju Özcan ile birlikte Bolu merkezde referandum çalışmalarını sürdürdü. Vatandaşlara referandumda niye ‘HAYIR’ denilmesi gerektiğini anlatan CHP’li vekiller, referandum sonucunun ülke için ‘HAYIR’lı olmasını temenni etti.

 

 

Tarih: 06/09/2010 -


30 yıl sonra bir araya geldiler

Bolu Ticaret Lisesi 1980 yılı mezunları, 30 yıl sonra iftar yemeğinde bir araya geldi.

Edinilen bilgiye göre, Bolu Ticaret Meslek Lisesi'nden 1980 yılında mezun olan öğrenciler, Bolu'da bulunan bir kafede birlikte iftar yemeği yedi. Yemeğe bazı öğretmenlerini de davet eden öğrenciler, zaman zaman bir araya geldiklerini ama böyle bir toplantının daha fazla önem arz ettiğini söyledi.

Tarih: 06/09/2010 -


Mudurnu’ya modern kümes

Mudurnu ilçesinde yaşayan bir kişi 250 Bin TL harcayarak modern bir tavuk kümes yaptı.

 

Bolu ve Mudurnu'da tavukçuluk sektörünün tekrar canlanmasının ardından ilçede kümes yapımları hızlandı.

Mudurnu'ya bağlı Gedikler Köyünden Mehmet Özdemir' de 250 bin TL harcayarak 20 bin kapasiteli tavuk üretme kümesi yaptığını söyleyerek, “Mudurnu tavukçuluğun merkezi olması nedeni ile bölgede yoğun bir çalışma yapılıyor. Yıllardır Mudurnu’da mevcut olan eski ve ufak kümesler gündemden düştü. Artık modern kümesler yapılmaya başladı'' dedi.

''Bölgemizde en modern kümes yapımını gerçekleştirdik” diyen Özdemir, “Bölge tamamen tavuk çiftliği yapımına döndü ileride daha büyük entegrelerin yapımı ile bu bölgenin gelir kaynağı tavukçuluk olması bekleniyor. A'dan Z'ye tam otomatik kümes yaptık. Isı, fan, havalandırma sistemleri tamamen bilgisayar kontrolü olacak” şeklinde konuştu.

Tarih: 06/09/2010 -


Tekvandocuların sınav heyecanı

Taekwon-do İl Spor Merkezleri (Yaz Spor Okulları) çalışmalarına katılan sporcular 17 Temmuz Spor Salonu'nda Kuşak Terfi Sınavı ile yeni kuşakları için ilk adımı attılar. Oldukça heyecanlı oldukları gözlenen genç tekvandocular, bir üst kademeye geçebilmek için ellerinden geleni yaptılar. Gençlik Spor İl Müdürlüğü Taekwon-do Antrenörü Özge Dere gözetiminde yapılan sınava toplam 35 sporcu katıldı.

Tarih: 06/09/2010 -


İbrahim Üzülmez Mudurnu’ya geldi

BJK kaptanı milli “Deli İbo” lakaplı İbrahim Üzülmez Mudurnu Hacı Şakirler Konağı’nı ziyaret etti. Ziyarette Hacı Şakirler Konağı işletmecisi Mehmet Cantürk, Mudurnu tarihi ve konak hakkında bilgiler verdi.

 

Verilen bilgileri dikkatle dinleyen İbrahim Üzülmez dinlenme amaçlı birçok otele gittiğini ama tarihi mekânlardaki sıcaklığı hiç bir yerde bulmadığını söyledi.

Konak işletmecisi Cantürk “Mudurnu İstanbul’a ve Ankara’ya çok yakın. Birçok tarihi, kültürel ve doğal güzelliğe sahip. En azından hafta sonları kültür, tarih, doğa turuna meraklılarının Mudurnu’yu tanımasını ve ziyaret etmesini istiyoruz” dedi. Cantürk, Kamuoyunun yakından tanıdığı insanların Mudurnu’ya daha sık gelmelerinin ve ilçe tanıtımını yapmalarının önemli olduğunu ifade etti.

İbrahim Üzülmez de eşinin Mudurnu’ya gidelim dediğinde bu fikre sıcak bakmadığını ancak Mudurnu’yu görünce eşine hak verdiğini ve Mudurnu’ya hayran kaldığını, tarihi güzellikteki değerlerin mutlaka desteklenmesi ve yaşatılması gerektiğini söyledi. Üzülmez Ramazan ayı ve kandil nedeniyle Şeyhül-imran Hz. ziyaret edip Mudurnu’dan ayrıldı.

 

Tarih: 06/09/2010 -


Adana temkinli davranıyor

Adanaspor'un Teknik Direktörü Kemal Kılıç hafta sonunda oynanacak olan Adanaspor Boluspor maçında Boluspor Teknik Direktörü Levent Eriş ile aralarındaki eşitliğin bozulacağını söyledi. Boluspor'un daha önceden oynadıkları Mersin İdmanyurdu ve Kartalspor'dan daha güçlü olduğunu söyleyen Kılıç, Boluspor'un çok iyi bir takım olduğunu söyledi

Ligin ilk iki haftasında beraberlik elde ettiklerini ve oynanan oyuna göre alınan iki puanın Adanaspor açısından kazançlı olduğunu tekrarlayan Adanaspor Teknik Direktörü Kemal Kılıç, gelecek hafta Adana'da karşılaşacakları Boluspor'un çok iyi bir takım olduğunu söyledi. Milli maç arasını iyi değerlendirmeye çalıştıklarını ancak Boluspor ile zor bir maç oynayacaklarını belirten Kılıç, Boluspor'un hedefi isteyen bir takım kurmaya çalıştığını anlattı.

Mersin İdmanyurdu ve Kartal maçlarının geride kaldığını anlatan Kemal Kılıç, “Karşımızda ne Mersin ne de Kartal olacak. İyi bir takımla oynayacağız” ifadelerini kullandı. Boluspor'un Teknik Direktörü Levent Eriş ile aranızdaki maçlarda eşitliğin devam etmesini nasıl karşılıyorsunuz? sorusuna Kemal Kılıç, “Levent hoca ile eşitlik var. İnşallah cumartesi günü oynayacağımız maçta kendi adımıza eşitlik bozulur. Levent Eriş çok değerli bir hoca, her zaman başarılı olmuş ve iyi de takımlarda çalışıyor” dedi.

Boluspor maçının seyircisiz olmasının dezavantaj olduğunu dile getiren Kılıç şöyle konuştu: “Seyircimize alışmıştık. Özellikle geçen sene final bölümünde iyi bir kalabalık yaratmışlardı ve destek olmuşlardı. Maalesef hoş olmayan olaylar nedeniyle büyük bir güç olan seyircimizden yoksun kalacağız. Her türlü zorlukta başarılı olmak zorundayız. Taraftar büyük eksiklik ama daha önemlisi takımımızın oyununu düzeltmesi gerekiyor. Bunu yapıp 3 puanı seyircimize hediye etmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

 

Tarih: 06/09/2010 -


Ramazan Sokağı esnafından tepki

Ramazan Sokağı esnafından tepki

 

Yerel bir gazetede Ramazan Sokağı’nın İstanbul’da genelevlerin bulunduğu Zürafa Sokak’a benzetilmesi esnafları harekete geçirdi. Dün Ramazan Sokağı’nda açıklama yapan esnaflar, “Böyle terbiyesizce, ahlaksızca ve Bolumuzu küçük düşüren bu benzetme ile biz esnaflar ne durumuna düştük? Esnafa, çalışanlarımıza ve Bolu halkına bu ahlaksızca ve çirkin benzetmeyi yapan köşe yazarını siz Bolu kamuoyu önünde şiddetle kınıyoruz” dediler.

 

Yerel bir gazete çıkan köşe yazısında İstanbul’da genelevlerin bulunduğu Zürafa Sokak’a benzetilen Ramazan Sokağı ile ilgili olarak esnaflar bir araya gelerek bir açıklama yaptılar. Buradaki esnaf ve müşterilerin büyük bir hakaret ve terbiyesizlikle karşı karşıya olduğunu söyleyen Ramazan Sokağı Koordinatörü Erkan Bektaş, “Alın terimiz ile hem ekmek paramızı kazanıp hem de 1 ay boyunca Bolu halkına Mübarek Ramazan Ayı’na yakışır bir hizmet sunmaktan başka çabamız yoktur. Ancak Bolu kamuoyundan çok büyük özür dileyerek çıkan yazıyı dile getirmek istiyorum. Köşe yazarı Ramazan Sokağı’na İstanbul’daki genelevlerin olduğu Zürafa Sokağı’nın ismini vermiştir. Evet, Mübarek bir ayda Bolu halkının Ramazan Ayı’nı güzel geçirmesi için kurulan Ramazan Sokağı’nı genelev yapan zihniyeti siz Bolu kamuoyunun takdirine bırakıyorum” dedi.

Bu iftiralar karşısında sessiz kalamayacaklarını dile getiren Erkan Bektaş, “Böyle terbiyesizce, ahlaksızca ve Bolumuzu küçük düşüren bu benzetme ile biz esnaflar ne durumuna düştük? Ramazan Sokağında halkımıza hizmet veren bayan çalışanlarımız, bacılarımız ne durumuna düştü? İftarını yaptıktan sonra bir bardak çay içmeye, Ramazan’a özel çeşitli sahne etkinliklerini izlemeye gelerek Ramazan Ayı’nı güzel bir şekilde geçirmek isteyen kızı, eşi, çoluğu çocuğu ile buraya gelen Bolu halkı ne durumuna düşmüştür? Esnafa, çalışanlarımıza ve Bolu halkına bu ahlaksızca ve çirkin benzetmeyi yapan bu yazarı siz Bolu kamuoyu önünde şiddetle kınıyoruz. Başta Ramazan Sokağını ziyaret eden Bolu Halkının ve buradaki işletme sahipleri ve çalışanlarının namuslarına dil uzatan köşe yazarının bana verdiği cevap aslında rezilliklerini ortaya koymuştur. Yazıyı yazan kişi bana, ‘Benim sizle bir sorunum yok, Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz ve Bolu Belediyesi ile sorunum olduğu için bu yazıyı yazdım’ demiştir. Demek ki; Ramazan Sokağı’nı düzenleyen Belediye Başkanımız Sayın Yılmaz’ı eleştirmek adına bu ahlaksız iftira atılmıştır. Bu çirkinlik hangi zihniyet tarafından kabul edilebilir? Böylesine mübarek bir ayda biz esnafların, Bolu halkının huzurunu, sükûnetini bozmaya kimsenin hakkı olmadığını düşünüyoruz. Ve yazılanlar tüm Bolu’yu çirkin bir duruma düşürdüğü için bu açıklamayı, Bolu kamuoyu ile paylaştık. Tekrar yazıyı yazan kişiyi tüm Bolu halkı adına şiddetle kınıyor, Bolu halkının takdirini toplayan bu sosyal hizmeti sunan Bolu Belediyesi ve Başkanımız Sayın Alaadin Yılmaz’a teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

 

 

Tarih: 05/09/2010 -


Evini derneğe bağışladı

Mudurnu İlçesinde 10 yıl önce hayatını kaybeden Osman Tepelioğlu'nun 3 katlı evi vasiyeti gereği yardım derneğine bağışlandı.

 

Tepelioğlu, hayatını kaybetmeden önce Büyükcami mahallesinde bulunan 3 evinin, bir yardım kuruluşuna bağışlanmasını istedi.

Babasının vasiyetini yerine getiren Celal Tepelioğlu, Büyükcami mahallesinde bulunan 3 katlı evi, Mudurnu Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneğine devretti. Diğer taraftan bağışlanan evin yakınında tarihi bir yapının bulunması dolayısıyla devir işleminden önce sınır ihlali olup olmadığını belirlemek için kazı yapıldı.

Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan kazı çalışmasında, ev bahçesinde sondaj çalışması yapıldı.

Bolu Müze Müdürlüğü yetkilileri açılan beş adet sondaj kuyusunda inceleme yaptı.
Mudurnu Belediye Başkanı Mehmet İnegöl “Tarihi eski hamam yanında bulunan bu arsada her hangi bir tarihi kalıntı olup olmadığını, Bolu Müze Müdürlüğüne müracaatımızla gelerek bu gün çalışma başlattılar. Tarihi değer olup olmadığının tespiti ile belediye encümeni kararı ile buraya inşaat yapılabilmesi ruhsatı verilecek” dedi.

Mevcut binanın, yapılan işlemler sonunda yıkılarak yerine dernek tarafından öğrenci yurdu yapılacağı öğrenildi.

Tarih: 05/09/2010 -


Çağ Hukukçular Derneği ‘Evet’ dedi

Çağ Hukukçular Derneği bir basın açıklaması yaparak 12 Eylül günü referandumda evet diyeceklerini belirtti. Çağ Hukuk Derneği adına bir açıklama yapan Erol Altıntaş,  “Toplumda daha fazla korunmaya ve kollanmaya ihtiyacı olan kadınlarımız, çocuklarımız, şehit yakınları, gazi ve engellilere uygulanacak pozitif ayrımcılığa evet diyoruz. Memurlara toplu iş sözleşmesi hakkı verilmesi ve memurlara verilen disiplin cezalarının yargıya açılmasına evet diyoruz. Sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasının kaldırılmasına, vatandaşlara anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkını tanıyan düzenlemeye evet diyoruz. Devlet tarafından verilen hizmetin kanuna uygun olmasına rağmen keyfilik yapılmasının önüne geçilmesi ve daha kaliteli hizmet verilmesinin denetiminin yapılması için kamu deneticiliği kurumunun getirilmesine evet diyoruz” dedi.

Kişisel hak ve özgürlüklerin gelişmesi için bu tür bir değişikliğe ihtiyaç olduğunu açıklayan Çağ Hukukçular Derneği, “Ülkemiz; bu şekilde darbeler olmadan da millettin kendisinin bizzat aracısız oy kullanarak yeni bir anayasa yapma gücünün oluştuğu bir Türkiye haline gelmiştir. Ancak bu değişiklikler yetersiz olup darbe eseri 82 anayasasının tamamen değişmesi ve sivil bir anayasa oluşturulması için en kısa zamanda çalışma başlatılmalıdır. Kişisel hak ve özgürlüklerin gelişmesi, daha demokratik bir ülke olma yolunda ciddi bir adım atılmış olması bir parti meselesi yada hükümetin meselesi olmayıp Türkiye’de yaşayan herkesin ve gelecek nesillerin meselesidir. bu nedenle biz bu referandumu bir parti meselesi olarak görmüyoruz. Bugün çeşitli sebep ve kaygılarla, referandumda hayır kampanyası yürütenlerinde düşünce ve ifade hürriyetine saygı duyuyoruz. Ancak, hayır kampanyası yürütenlere içtenlikle: evet sonucu çıktığında yersiz kaygılarınızdan başka kaybedeceğiniz hiç bir şeyin olmadığını ve daha demokratik ve özgür bir ülkede, birbirimizi ötekileştirmeden medeni şekilde birlikte yaşamaya devam edeceğimizi belirtmek isteriz” diyerek açıklamasına son verdi.

Tarih: 05/09/2010 -


“Ahlaki bir zafiyet var”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Reha Denemeç, “Referandumda değişmesini istediğimiz maddeler durdukça yeni bir anayasa yapmak kolay değil” dedi.

 

Referandum çalışmaları kapsamında Bolu’ya gelen Denemeç, 12 Eylül’de ‘evet’ diyeceklerini açıklayan 26 sivil toplum örgütü temsilcileriyle bir toplantı yaptı.
Denemeç, toplantıda yaptığı konuşmada, referandum ‘evet’ çıkmasıyla birlikte bundan sonraki süreçte yeni bir anayasa yapmanın önündeki engellerin kalkacağını söyledi. Denemeç, muhalefet partilerinin anayasa değişikliği için birliktelik sağlanmadı yönündeki eleştirilerine de değindi. Denemeç, anayasa değişikliği paketinin hazırlanması sürecinde CHP ve MHP’ye gidildiğini ancak bu partilerin destek vermediğini aktardı. Reha Denemeç, CHP’nin anayasa değişiklik paketinin Meclis’teki oylamasında kabineye giderek ‘hayır’ oyu kullanmadığını hatırlatarak, “Şimdi hayır oyu istiyorlar. Burada ahlaki bir zafiyet var” diye konuştu. Denemeç, özelleştirmelerde CHP’nin tutumunu eleştirdi. Denemeç, geçmiş dönemde 27 milyar dolara özelleştirilecek olan Telekom’un CHP’nin itirazına takıldığını, sonra yapılan özelleştirmede Telekom’a ancak 11 milyar dolar verildiğini dile getirdi. Denemeç, oylanacak anayasa paketindeki maddelerin getirdiği değişiklikler hakkında bilgi verdi.
‘Evet’ diyeceklerini açıklayan sivil toplum örgütleri adına Memur-Sen İl Başkanı Ahmet Koçak bir konuşma yaptı. Koçak, sivil bir anayasanın ‘evet’ demeleri için yeterli olduğunu dile getirdi. Koçak, ‘hayır’ oyu vereceklerini açıklayan sivil toplum örgütlerini de tepki göstererek, bunları kınadığını belirtti. Koçak, ‘evet’ demek için herhangi bir baskı ve etki altında kalmadıklarını ifade etti.
Toplantıya, AK Parti Bolu milletvekili Fatih Metin, Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, AK Parti Bolu İl Başkanı Ali Ercoşkun, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.

Tarih: 05/09/2010 -


“Bunların maskelerini indireceğim”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu referandum çalışmaları kapsamında geldiği Bolu’da partililere hitap etti. Kılıçdaroğlu, iftar çadırlarında din istismarı yapıldığını belirterek, “Size gelince din iman yukarı çıkınca han hamam. Bunları yüzünü bilin, gözünü bilin düşündüklerini bilin. Yetki verin güç verin bunların maskelerini indireceğim” dedi.

 

Yaklaşık 30 dakika konuşan Kılıçdaroğlu çıkartılan teşvik yasasına atıfta bulunarak, “Bir teşvik yayası çıkarttılar. Bu teşvik yasasından en büyük derdi kim yedi? En büyük derdi kim paylaştı? Bolu perişan oldu. Fabrikalar sökülüp götürüldü. Ama Bolu buna karşı dedi ki ben Adalet ve Kalkınma Partisi’ne güveniyorum, 3 milletvekili birden veriyorum. Şimdi şapkamızı önümüze koyacağız. Şimdi düşüneceğiz. Biz 3 milletvekili verdik onlar bize yoksulluk verdiler. Biz 3 milletvekili verdik, onlar bize yoksulluk verdiler. Biz 3 milletvekili verdik, onlar çiftçinin alın terine değer vermediler. Demek ki biz doğruyu yaptıysak onlar yanlış yaptılar. Şimdi biz doğruyu yapacağız. Hayır diyeceğiz. Onları sandığa gömeceğiz. Halkın gücünü göstereceğiz” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın boyuna Bolu’da da değinerek; “Bolu’nun nüfusu 270 bin civarında. İcra dosyası sayısı 120 bin. Recep bey benim boyum şu diyordu. Siz benim boyumla niye uğraşıyorsunuz? diyordu. Hiç kimse onun boyuyla uğraşmadı o kendi boyuyla uğraşıyor. Eğer sen boyunu merak ediyorsan gelirsin Bolu’ya gidersin icra dairesine 120 bin dosyayı üstü üste koyarız, sen de yanında durursun bakalım kimin boyu uzun” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu; “Recep beyin kulakları başka yerde çalışıyor” diyerek; “O sizin cep telefonlarınız dinliyor. 2002’den önce herkes telefonla rahatça konuşuyordu. Şimdi millet beni bile ararken 'Acaba diyor başkanım bir şey söyleyeceğim ama telefonum dinleniyor mu?' diyor. Dinlensin kardeşim derdini anlat da belki Recep bey de duymuş olur böylece” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, bugün bir gazetede çıkan fotoğrafa atıfta bulunarak şunları söyledi: “Bunların derdi başka. Hani ben sık sık diyordum ya 'halkın ürünü tarlada, Recep bey havuzlu villada.' O havuzlu villanın fotoğraflarını göreceksiniz orada. Som altından musluklar göreceksiniz orada. Özel havuzlar göreceksiniz. İtalya’dan gelen fayansları göreceksiniz orada. Bu kadar lüks. İslam’da israf haramdır değil mi? Adama demezler mi Allah gözünü doyursun. Daha sen ne istiyorsun bu milletten. Milletin yakasından düş diyeceğiz. Milletin yakasından düşmenin yolu sizin mübarek ellerinizdedir. 12 Eylülde bir ders verin. O dersin sesi AB’de duyulsun, Amerika’da duyulsun. İftar çadırlarında propaganda yapılıyor. 30 bin 40 bin kişi diyorlar. İftar çadırında yemek yiyorsunuz. Karşınıza evet çıkıyor. Din istismarı yapıyorlar. Her şeyi sömürüyorlar. Ben referandumda evet çıkartayım diye telefon dinliyorlar, baskı yapıyorlar, medyayı kuşatıyorlar, iftarı kullanıyorlar, dini kullanıyorlar, imanı kullanıyorlar, Allah’ı peygamberi kullanıyorlar. Size gelince din iman yukarı çıkınca han hamam. Bunları yüzünü bilin, gözünü bilin düşündüklerini bilin. Yetki verin güç verin bunların maskelerini indireceğim.”

 

Tarih: 05/09/2010 -


İlk - < Önceki [1] 2 3 4 5 6 7 8  Sonraki> - Son

İçerik Rss - Haberler Rss
Tasarım ve Programlama: Omnportal